Sitenizesayac.com
SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

« Önceki |

2/5/2009

SEN BENİM NEYİNDİN?

Kimdin
---------
Aniden ciktin karsima dikildin
Neydin,neciydin,kimin nesisin ?
Gönlümün bulutlarini carpistirdin
Kurumus nefsime yagmurlari yagdirdin
Sen kimsin benim neyimsin?

Umutlarim
--------------
Herseyim yikilmis harabeye dönmüsken
Hic bir seyde ümitlerim kalmamisken
Gittigim yolun bile sonu gelmisken
Ciktin karsima kimsin,benim neyimsin?

Isyandayim
------------------
Ben kendimden bile nefret ederken
Herkesi ayni teraziye koymaya calisirken
Ihanetleri dizim,dizim ipe gecirirken
Dokundun bana sen benim neyimsin ?

Gülüyorsun
-------------------
Ayin bütün yildizlari etrafina toplayip
Gecenin zifiri karanligina inat dans ettirmesi gibi
Toplamissin bütün öpücükleri veriyorsun simdi
Yoksa tanidinmi beni sen benim neyimsin?

Yasa diyorsun
---------------------
Sen benim hic yasamadigimimi saniyorsun
Hayata küstügümü nerden biliyorsun ?
Gecmisimi cözmüssün takipmi ediyorsun?
Yasatmaya calisiyorsunda sen benim neyimsin?

Kaderimsin
------------------
Sen necisin söyle kimsin?
Ezelden beri gönlünden
Firar ettigim senmisin?
Adini koyamadigim alinyazim
Yoksa kaderimmisin?
Sen benim neyimsin?
Bakip bakip doyamadigim
Sevip sevip saramadigim
Özlenen hasretimmisin yoksa
Söyle bakim sen benim neyimsin?

Hosgeldin
--------------
Günesin bütün sicakligini vermeyemi?
Gül bahceme togumunu ekmeyemi?
Hayatini benimle paylasmayami
Beraber bambaska bir dünya yaratmayami?
Yasamadigim,tadamadigim,bakamadigim,doyamadigim
Bütün güzellikleri yasatmayami?
Sen benim icinmi geldin?
Geldiysen hosgeldin!!!!!!!
Sende eger birakip gitmeyeceksen ?
Hosgeldin gülüm hayatima Hosgeldin.



Nihat Yasul

30/12/2008

BIRAKMA BENİ

29/12/2008

şiir kartlarıı


28/12/2008

NEDEN SUSTU GÖZLERİN

 



Neden sustu dilin
hani beni severdin
heran aşkım diyen yine sendin

neden sustu gözlerin
her bakışında seni seviyorum derdin
sevgin aşkın bittimi
hani denizler kadar engindi
anlardım bana bakınca
hızla çarpardı yüregin
heyecandan titrerdi ellerin

sen gittin
başka bir sen geldi
karşımdaki bir yabancı
aşkımız gerçek deil
sanki bir yalandı

bir rüya görmüştüm
uyandım
silindi bir an yaşadıklarım
kalbimdeki acıydı tek hatırladığım

Sevgi Kara

28/12/2008

PAPATYA

Ben öyle cafcaflı şiirler yazmayı bilmem!
Zaten yeteneğim de yoktur.
Yalnız ben;
Şiir yazarken titrerim,
Ellerim, ruhum, bedenim...
Aylardan kasımı severim.
Mübarek gecelerde bir de;
Ağlamak isterim... Gafil!
Enteresan fikirlerim vardır:
Güneşi ısıtmak isterim mesela.
Dondurmanın içine ateş saklamayı...
Bir de yanmayı isterim
Şubatın ortasında.
Şeyy, nasıl desem bilmem ki;
Yani... Bir de..,
Papatyayı severim!

Benim şiirlerim böyledir.
Yan yana gelmese de,
Yüreğim doludur sihirli kelimelerle...
Haykırırcasına susmak gelir içimden
Susarken donuvermek öylece...

Bir gün bir şiir yazmıştım ki;
Sormayın...
Şimdi nerde, nasıl, ne durumda bilemem ama;
Eminim sesleniyordur bana küllerin içinden.
Tek bir bendi kalmış aklımda şimdi,
İsterseniz paylaşabilirim:
'Keşfedilmemiş bir dünya gibisin,
Bir hayal ülkesi yahut..! '

Dedim ya, benim şiirlerim böyledir:
Bir papatyadır tutturmuşlar
İki lafın biri papatya!
Ne var Allah aşkına,
Ne oluyor size böyle deli gibi..!
Yoksa bahar geldi de biz mi görmedik?
Ah şiirlerim, ah şiirlerim...
Varsa yoksa papatya.
Bütün dertleri;
Birisi'ne ithaf olunmak..!

Cemil Akbaş

28/12/2008

SEVMEKTİ BENİMKİ! SENİNKİ?

güneşin ısıtamadığı avuçlar vardı bende
titrek parmaklarla elini tutmaktı benimki

güneşi göremedin hiçbir zaman yüzünde
üşüyen ellerimi savurmaktı seninki

yıldızları kıskandıran bakışlar vardı bende
ışıl ışıl gözünde görünmekti benimki

parlattığın ümitler, sonra kayan yıldızlar
gözündeki ışığı kapatmaktı seninki

hayat veren gövdeni sarıyorken kollarım
dudaklarından hayatı içmekti benimki

ömrü elerinle itip, bitirdiğin sözlerim
dudaklarından küfrü etmekti seninki

ne dağlar ne yollar engel değildi bataklıklar
adım adım yolunda ölmekti benimki

uğruna yürüyorken hayat denen bu yolda
hayatıma çelmeyi takmaktı seninki

özleyipte kavuşmak, ne güzeldi sarılmak
santim santim çehreni okşamaktı benimki

gülüyorken yüzüme, yüz verdiğin umutlarla
sıtımdan kör hançeri saplamaktı seninki

yalnızlığım nafile korkutan sensizlikti
gitme diye arkandan ağlamaktı benimki

hiç ardına bakmadan sırtını dönüp gitdin
gözyaşlarımla dalga geçmekti seninki

yokluğuna ağlarken sürünerek hayatı
mecnun gibi çöllere yalvarmaktı benimki

bir gün alışırsın diye verdiğin teselliyle
yürekte kıyametler koparmaktı seninki

aynı adımı atıp, aynı nefesi alıp
ruhumu bedenine katmaktı benimki

nefsinin pazarında önce kendini satıp
ruhumu şeytanlara satmaktı seninki

hasretini koklayıp, gurbetine katlanıp
aşkınla deli gibi yanmaktı benimki

sensiz bir hayata katlanmamı beklerken
unut derken canımı yakmaktı seninki

sensizliği hecelerle mısralarla paylaşıp
yokluğuna şarkılar söylemekti BENİMKİ

penceremde yorulan yaralı bakışlarım
döner yolunu beklemekti BENİMKİ

aşkım sevgilim derken sensiz yapamam derken
sonra çekip giderken şaşırmaktı BENİMKİ

söylermisin sevdiğim sevmekmiydi SENİNKİ

yalnızlığı yanıma, yokluğunu karşıma
hayalinle avunup SEVMEKTİ BENİMKİ...



Arda Gönen

18/8/2008

Acının Rengi Umuda Çıkıyor



siyahla betimliyoruz acıyı
rengarenk doğada
bir felaket sonrası da öyle
acının kırmızısı da simsiyah
           beyazı da, sarısı da, mavisi de,yeşili de,
ama acıyı birlikte görüyoruz
dostluğun
yürekli insanların aslında çokça olduğunu
kadınbağı ve çocuk bezi dağıtan eller utangaç
süt alan gözler utangaç
ölüm kokusu içinde duygular,sevinçler utangaç
sıkılgan,terli,günlerdir yıkanmamış bedenler utangaç
yalnız olmadığımı görüyorum bu felaketle
ölümlerden umut çıkartmak çok güç ama
yinede umuda çıkıyor acının rengi karanlıklar
'kimse varmı?' haykırışları her göçük başında
umuda sesleniyor gençler,dostlar bu hayalet kentlerde ve de....
yankılanan sesler bir umut yüreğimde
geleceğe
ve geleceğe

5/8/2008

Bir Su Yılı Denebilirdi...



Bir su yılı denebilirdi geldi geçti
Üstünde durmuyorum
Terledim, bulanık baktım
Ne varsa kendiliğindendi
Hemen hemen evden çıkmadım.

Sanki avuçlarımda sürekli
Yıkanmış, tabağa konmuş bir meyvenin ellenmişliği
Ola ki makyajı bir oyuncunun karışmış gözyaşlarına
Yeni kireçlenmiş bir duvarın kireci
Avuçlarımda sürekli
Bir su yılı denebilirdi üstünde durmuyorum
Kalmışsa kalmıştır bir çomak gibi
Kuru
Artık kullanılmayan bir demiryolu
Kararmış, kırık dökük
Üstünde bir yük vagonu.

Mavi bir araba kapımın önünde
Bütün yıl
Bir su yılı
Kapısını kimse açmadı
Açıp kapamadı hiç kimse
Aslında mavi de sayılmazdı pek
Balkıyıp duruyordu kırmızı bir şakayığın renginde
Yani sabah güneşlerini denizde
Günbatımını denizde
Severek yaşayan bir balık da denebilirdi ona
Çünkü düşler gerçekle
Gerçekler düşle
Anlayınca bir gün buluştuğunu
Geçirir her günceye kısa bir yolculuğu
Ama bir takı eksik gibidir bir sözcükte
Damağın dudağın alışkanlığına karşı
Kalbin atışlarıyla çok uyumlu bir de.

Hadi anlat deseler anlatamam
Bir yere gidiyorken cayıp bir başka yere gitmeyi
Yani bir kunduzu karşıdan karşıya yüzdüren sezgi
Nedir ben bilemem ki
Belki bir raslantıdır da ondan mı sevdanın yeri
En yakın yeri
En uzak yeri
Bitmeyen yeri
Bitecek yeri
Farkedilmez zaten anlaşılmış sevdanın
Anlaşılmaz sevda ile bütün ekleri.

Gözlerim sevdim seni
Köklerim gözlerimin
Suyunu benden içen ıssız bir kasaba gibi

5/8/2008

Bir Su Yılı Denebilirdi...



Bir su yılı denebilirdi geldi geçti
Üstünde durmuyorum
Terledim, bulanık baktım
Ne varsa kendiliğindendi
Hemen hemen evden çıkmadım.

Sanki avuçlarımda sürekli
Yıkanmış, tabağa konmuş bir meyvenin ellenmişliği
Ola ki makyajı bir oyuncunun karışmış gözyaşlarına
Yeni kireçlenmiş bir duvarın kireci
Avuçlarımda sürekli
Bir su yılı denebilirdi üstünde durmuyorum
Kalmışsa kalmıştır bir çomak gibi
Kuru
Artık kullanılmayan bir demiryolu
Kararmış, kırık dökük
Üstünde bir yük vagonu.

Mavi bir araba kapımın önünde
Bütün yıl
Bir su yılı
Kapısını kimse açmadı
Açıp kapamadı hiç kimse
Aslında mavi de sayılmazdı pek
Balkıyıp duruyordu kırmızı bir şakayığın renginde
Yani sabah güneşlerini denizde
Günbatımını denizde
Severek yaşayan bir balık da denebilirdi ona
Çünkü düşler gerçekle
Gerçekler düşle
Anlayınca bir gün buluştuğunu
Geçirir her günceye kısa bir yolculuğu
Ama bir takı eksik gibidir bir sözcükte
Damağın dudağın alışkanlığına karşı
Kalbin atışlarıyla çok uyumlu bir de.

Hadi anlat deseler anlatamam
Bir yere gidiyorken cayıp bir başka yere gitmeyi
Yani bir kunduzu karşıdan karşıya yüzdüren sezgi
Nedir ben bilemem ki
Belki bir raslantıdır da ondan mı sevdanın yeri
En yakın yeri
En uzak yeri
Bitmeyen yeri
Bitecek yeri
Farkedilmez zaten anlaşılmış sevdanın
Anlaşılmaz sevda ile bütün ekleri.

Gözlerim sevdim seni
Köklerim gözlerimin
Suyunu benden içen ıssız bir kasaba gibi

5/8/2008

GENÇLİK BÖYLEDİR İŞTE

İçimi titreten bir sestir her gün.
Saat her çalışında tekrar eder:
´Ne yaptın tarlanı, nerede hasadın?
Elin boş mu gireceksin geceye?
Bir düşünsen yarıyı buldu ömrün.
Gençlik böyledir işte, gelir gider;
Ve kırılır sonra kolun kanadın;
Koşarsın pencereden pencereye.´

Ah o kadrini bilmediğim günler,
Koklamadan attığım gül demeti,
Suyunu sebil ettiğim o çeşme,
Eserken yelken açmadığım rüzgâr
Gel gör ki, sular batıya meyleder,
Ağaçta bülbülün sesi değişti,
Gölgeler yerleşiyor pencereme;
Çağınız başlıyor ey hâtıralar.
cahit sıtkı

Blogcu ile yapıldı